Sinema türleri dediğimiz vakit, çeşitli yönlerden benzerlik gösteren, yapıları birbirini andıran, ortak nitelik, özellik ve öğeler taşıyan sinema yapıtlarının kümelendirilmesini anlatıyoruz. Bitki bilimde, zoolojide ya da yazında olduğu gibi... Bit kiler ve hayvanlar dünyası birtakım sınıflara ayrılmıştır: Familya, ait-familya, cins, alt-cins, tür... gibi. Bu ayırmada bitki ya da hayvanların birtakım ortak nitelikleri, özellikleri göz önüne alınır; aynı nitelik ve özellikleri gösteren hayvan ve bitkiler aynı kürneye yerleştirilir. Yazında da başka yoldan bir sınıflama yapılır: Koşuk-düzyazı (nazım-nesir). Sonra bunların her birinde yer alan değişik türler: Roman-öykü türü, dram türü, eleştirme türü, destan türü.., gibi. Sinemada da filmler için böyle bir sınıflamaya gidilir.

Bu sınıflamada, belli bir konuyu ele alış açısı, belli bir konuyu işlerkenki tutum, belli bir konuyu vermekte kullanılan gereç, filmin çeşitli öğelerinin kullanılış tarzı göz önüne alınır. Filmler buna göre kümeleştirildiğinde değişik sinema türleri ortaya çıkar.

Bitkibilimdeki, zoolojideki sınıflamalar kesinlik gösterdiği halde, sinemadaki türler, tıpkı yazındaki türler gibi, kesin değildir; türler arasına kesin bir çizgi çizilemez; dolayısıyla her hangi bir film, çok kez, belli bir türün çerçevesine yerleştirilemez. Taşıdığı birtakım nitelikler, özellikler dolayısıyla belli bir türün içine sokulan bir film, başka türdeki nitelik ve özellikleri de taşıyabilir. Örneğin John Ford’un "Stagecoach / Cehennemden Dönüş" filmini ele alalım. Bu film bütün görünüşüyle bir kovboy filmidir; kovboy filminin bütün öğelerini taşır (kızıl derililer, kovboylar, şerifler, yolcu arabaları, yolcu arabalarına saldırı, silahlı düellolar, hesaplaşmalar, barlar...). Hatta bu film, kovboy filmlerinin klasik bir örneği sayılır. Böyle olduğu halde "Cehennemden Dönüş"te kovboy filmleri niteliklerinin, özelliklerinin dışında kimi şeyler de vardır: Örneğin ruhbilimsel çözümleme, toplumsal eleştiri, özyapı (karakter) incelemesi. Buna karşın "Cehennemden Dönüş" kovboy filmleri türüne giriyorsa, bunun nedeni, bu türe özgü niteliklerin daha ağır basmasıdır.

Herhangi bir filmin türünü belirlemek bir etiketleme işi değildir. Yani filmleri şu kovboy filmidir, şu polis filmidir, şu melodram, şu tarihsel filmdir... diye sınırlandırmanın büyük bir yararı yoktur (kaldı ki, böyle bir sınıflamanın yüzde yüz kesin olmayacağını az önce belirtmiştik). Böyle bir etiketleme ancak gazetelerdeki sinema kılavuzlarında, film seçmek isteyen okurların işine yarayabilir. Okur, örneğin, gangster filminden hoşlanıyorsa, bir güldürü izlemek istiyorsa izlenceye bakar, oradaki güldürü filmlerinden, gangster filmlerinden birini seçer (çok kez de düş kırıklığına uğrar).

Ama filmleri türlere ayırmak bu kadarla kalsaydı, büyük bir yararı olmazdı. Daha önce de belirttiğimiz gibi, herhangi bir sinema türünün kendine özgü nitelikleri vardır. O türde yer alan bir filmin bu nitelikleri, özellikleri, hiç olmazsa, bir ölçüye dek taşıması gerekir. Demek ki, herhangi bir filmin hangi türe girebileceğini saptarken bu ortak nitelik ve özellikleri bilmek gerekir; bunların yardımıyla filmi belli bir türe yerleştirebiliriz. Öyleyse, sinema türlerini bilmenin ilk yararı filmleri bu türlerden birine yerleştirebilmeyi sağlamasıdır. İkincisi, filmin bu ortak nitelik ve özelliklerden ne kadarını taşıdığını anlamaktır. Film bunların tümünü mü taşıyor, yoksa yalnız bir bölüğünü mü? Sonra bu ortak nitelik ve özellikleri sinemacı ne dereceye kadar hakkıyla, ustalıkla kullanabilmiş? Bir başka nokta, filmin belli bir türün bilinen nitelik ve özelliklerine yeni bir katkıda bulunup bulunmadığını ortaya çıkarabilmektir.

Her türün nitelik ve özellikleri bir kalıp oluşturur, bir sınır çizer. Eğer elimizdeki film, böyle yeni bir katkıda bulunuyorsa, sinemacı bu türün olanaklarını geliştiriyor, sınırlarını genişletiyor demektir. Bir de şu var: Her türün belli bir tarihi vardır. Bir tür doğar, emekler, serpilir, büyür, gelişir hatta kimi zaman da ölür. Örneğin gül dürü türünün "savruklama" dediğimiz çeşidi, sinemanın ilk dönemlerinde büyük bir önem taşıdığı, hatta İkinci Dünya Savaşı arifesine kadar da bu önemi büyük ölçüde sürdürdüğü halde, ondan sonra ortadan silinmiştir. Ya da bir tür, sürekli bir gelişme gösterebilir, türün nitelik ve özellikleri de buna uygun olarak değişebilir. Örneğin kovboy filmleri türünü ele alalım: Bu türün başlangıcı yüzyılımızın başlarına dek uzanır, varlığı günümüze dek sürer. Ama kovboy filmleri bu seksen yıllık süre içinde hep aynı kalmamıştır. Bu türün başlangıç yılları ile türün ilk önemli yapıtlarının verildiği zamanki filmler aynı değildir; sessiz sinemanın kovboy filmleri ile sesli sinemanınkiler; hatta İkinci Dünya Savaşından önceki kovboy filmleri ile savaştan sonrakiler birbirine benzemez. Çünkü arada bir gelişme, varsıllaşma, türün olanaklarında bir genişleme olmuştur. Bundan dolayı herhangi bir filmi, bağlı olduğu türdeki yerine yerleştirmek, elimizdeki yapıtın türün olanaklarına yeni bir katkıda bulunup bulunmadığını anlamak, filmin türde o zamana kadarki gelişmesinde bir ilerlemeyi mi yoksa gerilemeyi mi gösterdiğini anlamak ancak o türü bilmekle, gelişme tarihini göz önünde bulundurmakla sağlanabilir.

Nitekim daha önceki "Cehennemden Dönüş" örneğine dönersek bunu daha iyi anlayabiliriz: "Cehennemden Dönüş" kovboy filmleri türünde yeni bir dönüm noktası oluşturur. Niye? Çünkü 1939 yılında çevrilen bu film, kovboy filmlerinde o zamana dek rastlanmayan kimi yeni şeyleri bu türe katmıştır: Ruhbilimsel çözümleme, toplum sal eleştiri, özyapı incelemesi. Öyleyse, herhangi bir filmi değerlendirirken, o filmin sinema tarihindeki, ulusal sinema tarihindeki ya da sinemacının kendi yapıtları arasındaki yerini bilmek kadar, bağlı Olduğu tür içindeki yerini de bilmek gerekir: Türün nitelik ve özelliklerini ne ölçüde taşıyor? Türe ne gibi yeni katkılarda bulunmuş? Türün sınırlarını genişletme gibi bir çabası var mı? Bu çabalar başarılı olabilmiş mi? Türün daha önce kullanılmış nitelik ve özelliklerine bir varsıllık katabilmiş mi? Türün kendine özgü yöntemlerinden nasıl yararlanmış?...

Burada sinemadaki belli başlı türleri ancak çok genel çizgileriyle gözden geçireceğiz. Bu gözden geçirmede, türlerin sıralanışında da şunu belirtmemiz gerekir: Bugüne dek sinema türleri için çeşitli sınıflamalar yapılmıştır. Bu çeşitlilik bir yan dan sınıflamada dayanılan temelin başka başka olmasından (örneğin sinemada, kullanılan uygulayımlara göre, yapım yön temlerine göre...), bir yandan da türlere ayırmada bir kesinliğe varılamayışından ileri gelir. Çok eski zamanlara dek uzanan yazın türlerinde bile kesin bir sınıflama yapılmamışken, yepyeni bir sanat alanı olan sinemada, üzerinde herkesin anlaşabileceği bir sınıflama beklenemez. Biz burada, sinemanın türlerini, genellikle sinemanın en yalın, en somut, en belgeci çalışmalarından başlayıp en soyut çalışmalarına doğru uzanan bir çerçeve içinde ve daha çok kılgısal bir amaçla ele alacağız.



Aksiyon
Belgesel Sinema
Bilim Kurgu Sineması
Biyografi, Otobiyografi
Canlandırma
Destan
Dram
Fantastik Sinema
Erotik Sinema
Kısa Metraj
Komedi
Korku Sineması
Kowboy (Vahşi Batı)
Macera Sineması
Melodram Sineması
Müzikal
Önceleme Film Türü
Polisiye
Romantik
Romantik Komedi
Romantik Dram
Savaş
Soyut Film Sineması
Tarihsel Sinema Türü
Tragedya


Merak ettiğiniz türün konusunu yorum'da paylaşırsanız yardımcı ola bilirim.