1. #1
    Chief General
    Achernar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi 
    05 Ağustos 2013
    Favori Oyun  
    bSilkroad
    Konular 
    104
    Mesajlar 
    742
    Beğenme 
    836
    Beğenilme 
    354
    Konum
    Cennet  

    Standart Vitiligo (Alaca) Tedavisi

    Vitiligo, deri üzerinde pigment kaybı nedeniyle beyaz lezyonların oluşmasıdır ve herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Lezyonlar düz pigmentsiz ve koyu sınırlı olarak görülür. Sıklıkla etkilenen bölgeler yüz, dirsekler, eller, ayaklar ve genital bölgedir. Ayrıca tramva ve basınç görmüş bölgeler de etkilenebilir. Bazı lezyonlar pigmentasyonu kısmen yeniden kazabilir, fakat yeni lezyonlarda oluşabilir. Pigment kaybı ilerlemeyebilir, ilerleyici de olabilir.

    Peygamberimiz (s.a.v), alaca ve sedef için bir manevi bir fiziksel sebep göstermiştir. Önce birinci sebebe göz atalım: Yaradanın yasaklarına boyun eğmeyen bütün varlıklar ceza görür fakat bunun hikmetini anlamak mümkün olmayabilir. Alaca ve sedefin ikinci sebebi devamlı sığır dana eti yemek, hazır sosis ve sucuk gibi karışık etler ve bir yemeği sindirmeden ikinci bir yemek yemektir. Bu alışkanlık nedeniyle oluşan kronik hazımsızlık sonucu üretilen yakıcı toksinler ve atıklar karaciğer, dalak ve böbreklerin çalışmasını zorlaştırır. Toksin üretimi arttıkça, karaciğer nötralize etmekte, böbrekler dışarı atmakta zorlanır. Bağışıklık sistemi, böbrekleri korumak için bu atıkları ve toksinleri deriye gönderir. Deri kişinin mizacına göre, ya çıban,ya egzama, yada sedef vasıtasıyla toksinleri dışarı atar. Ancak derinin gücü, atıkları dışarı atmaya yetmezse, orada çürümeye ve çöplüklerde olduğu gibi deri hücrelerini bozan yakıcı bir gaz oluşturmaya başlar. Bu noktadan sonra sedef, Vitiligo, cuzzam veya kanser meydana gelir.

    Helmintler, ve tek hücreli parazitler (özellikle karaciğerde yaşayan) hormon dengesizliği ve bakır yetmezliğine yol açar ve vitiligoyu provake eder. Vitiligo hastalarının büyük çoğunluğunda tiroid hastalıkları ve immünodefisit görülür. Böbrekler, karaciğer ve dalak tedavi edilince Vitiligo da geçer veya ilerlemesi durur.

    Öneriler:

    1)Taze acı kavun yaprağı, acı kavun suyu, Taze öğütülmüş ısırgan otu, tohumu ve suyu; kırlangıç otu (hilaliye) ve suyu; dövülmüş taze veya kuru incir yaprağı, ince öğütülmüş çörekotu yağı, öğütülmüş kara hardal, öğütülmüş turp tohumu veya turunç kabuğu Vitiligo bölgelerine iyice yedirerek, hatta kanatarak sürülür. Veya
    2)Yeşil veya beyaz cam dövülür, fırında yakılır ve çok ince öğütülür. Mersin yağı ile karıştırılıp merhem haline getirilerek vitiligo bölgeleri ne yedirilir.
    3)Nar kabuğu, soğan kabuğu ile kaynatılıp süzülür. İçine eşit miktarlarda ince kıyılmış pelin otu ve kına eklenerek 15 dakika demlenir. Tekrar süzüldükten sonra pamuklu bir bez bu suya batırılır, vitiligo bölgelerine yedirerek sürülür. Eski vitiligo lezyonlarını renklendirir.

    İlaçları sürerken ciltte kızarma şişme, hatta kanama olana kadar deriyi çimdiklemek ve kuvvetle olmak gerekir. Bu işlemden sonra yaralar üzerine zeytinyağı veya mersin yağı sürülür. Bir hafta boyunca devam edilir. Vitiligo bölgelerindeki kızarma ve kanama hastalığın iyi huylu iyileşmenin mümkün olduğunu gösterir. Vitiligo bölgesinde iğne batırıldığında kan gelirse vitiligo iyileşebilir, su çıkarsa iyileşmez.

    Bir hafta sonra aşağıdaki ilaçlardan birisi sabah akşam kullanılır.

    1)İnce öğütülmüş kara hardal, ılık doğal keskin sirke ile karıştırılır, vitiligo bölgelerine ovuşturularak sürülür. Hasta dayanabildiği sürece mümkün olduğu kadar uzun beklettikten sonra yıkanır zeytinyağı veya mersin yağı sürülür.
    2)İnce öğütülmüş çörekotu ile sirke macun haline getirilip sürülür ve bir gece beklettikten sonra aynı şekilde yağ uygulanır.
    3)Taze zakkum yaprakları zeytinyağı ile kısatılırşte kaynatılır. Yapraklar kuruduktan sonra alınır ve atılır, yağa balmumu eklenerek macun kıvamına getirilir. Kükürt de eklenerek iyice karıştırılır ve güneş altında, kalın bir tabaka oluşturacak şekilde vitiligo bölgelerine sürülür. Hasta dayanabildiği sürece bekletilir.

    İşlemlerin herhangi birinden sonra yara oluşursa cildin iyileşmesi beklenir iyileşince tedaviye tekrar tekrar devam edilir. Amaç vitiligo bölgelerinde biriken toksinleri ovma ve çimdikleme ile kabartmak; kanatma ve yaralamayla dışarı atmak; deri hücrelerinin uyarmak ve canlandırmaktır.

    Vitiligo ve sedef ile ilgili bütün işlemleri güneş altında yapmak daha etkilidir.

    4)Olmamış üzüm suyu (koruk) ve asma filizi suyu içmek vitiligo ve sedefin ilerlemesini durdurur. Günde 3 4 gram kadar safran yağı içmek de faydalıdır.
    5)Zeytinyağı içmek ve banyodan sonra zeytinyağı ile yağlanmak; sarı kantaron yağı veya yapraklarını ezerek vitiligo bölgelerine sürmek, kantaron çayı içmek de bu hastalıklar için şifalıdır.
    6)Peygamberimiz (s.a.v) bazı bölgelerdeki; özellikle Medine deki toprak ve çamurun Vitiligo ve sedef için şifa olduğunu söylemiştir.

    Peygamberimiz (s.a.v): "Başın arkasından kan aldırmak deliliğe, sedefe, alaca (Vitiligo) ya, cüzzama, şuur uyuşukluğuna, ve diş ağrılarına faydalıdır."buyurmuştur. Vitiligo hastasının kafası dışında vücudunun herhangi bir bölgesine kupa kapatmak toksik maddeyi o bölgeye toplayacağı için vitiligoya sebep olabilir. Bu sebepten hacamat ve kupa genel tedaviden sonra uygulanır. Fakat sülükler tedavinin başında da büyük fayda sağlar, çünkü toksik maddeyi eriterek dışarı çıkarır veya dağıtır.

    Vitiligo için zararlılar: Sığır ve dana eti, pastırma gibi kurutulmuş et, sucuk, sosis, salam gibi karışık etler, kızartmalar, hidrojenize yağlar, beyaz un, sofra tuzu gibi rafine edilmiş ürünler, durgun su, kuyu suyu, göl suyu gibi hareketsiz veya hareketi az olan sular, tüm katkılı hazır yiyecek ve içecekler, kavrulup bekletilmiş kuruyemişler.

    Eski hekimler ve çağdaş doktorlar yayılmış veya hızla ilerleyen vitiligo iyileştirmenin mümkün olmadığı konusunda görüş birliği içindedir. Fakat vitiligo, sedef ve cüzzam gibi hastalıkların ilerlemesini durdurmak ciddi bir tedavidir. İslam tarihinde dua bereketiyle vitiligodan şifaye kavuşanlar vardır. Bunlardan biri Veysel Karani hazretleridir.

    Not: Ansiklopedilerden alıntıdır.
    Konu Achernar tarafından (01.Aralık.2015 Saat 01:51 ) değiştirilmiştir.
    _____________
    _________


    Ne mutlu Müslümanım diyene.


Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Giriş